Hoşgeldiniz.

destan örnekleri kısaca lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Destan Nedir Kısaca Tanımı Destan Türleri Kısaca Yapay Destan ile Doğal Destan Arasındaki Farklar Yapma Destan
  • 5 üzerinden 4.37   |  Oy Veren: 82      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Destan Örnekleri Kısaca

    Sponsorlu Bağlantılar




    destan örnekleri kısaca lazım


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Destan Örnekleri Kısaca

    Zindan Destanı

    Dinleyin ahbaplar şu destanımı,
    Bakınız ne kadar hayret efzâdır,
    Evvelâ öğrenin nam ve şanımı,
    Şöhretim Filozof ismim Rızadır.

    Milletin feryadı sarsarken Arşı,
    Bana boru gelir hürriyet marşı.
    Hükümet değil bu, aynalı çarşı
    Orada sırıtan birkaç simadır.

    Mahbese girdimse yoruldum sanma!
    Mahkûm oldumsa da vuruldum sanma!
    Çalkanır deryayım, duruldum sanma!
    Gönlümü coşturan aynı havadır.

    Yaş kemale erdi: Kırk üçü aştım,
    Ecelle kol kola gezdim, dolaştım.
    Alacaklılarla hep helallaştım.

    Borcum Azraile bir (Merhaba) dır.

    Kubbeler bezminin zevkinden bıktım,

    Karga derneğinden sıyrıldım, çıktım;

    Yaptığım hayatı tekmeyle yıktım,

    Gördüm ki gidişin sonu tenadır.


    Yirmi beş gün rahat yattımsa ne gam?!.

    Ben bu gözdağını bir pula almam...

    Başıma taş yağsa yolumdan kalmam,

    Maksadım uğruna başım fedadır.


    Gözümü korkutmaz şamata teli,

    Kolumu bükemez nâmerdin eli,

    Yolumu kesemez yağmurun seli,

    Bu yoldu can vermek cana safadır.


    Bir cuma günüydü; kükredim, azdım,

    Oturdum şu uzun destanı yazdım.

    Zindan duvarına namımı kazdım.

    Bu nâma Şark ve Garb hep âşinâdır.


    Hey Rıza merd olan ölür, yenilmez.

    Meydana girince geri dönülmez.

    Ben gibi şahinin eti yenilmez,

    Bizim eğlencemiz telli belâdır.

    (1911)
    RIZA TEVFİK BÖLÜKBAŞI

    ***

    Destan

    Nerden baksan görünen bir dağıydın vatanın,

    Ne zaman seslensek sen bize çağlar gelirdin...

    Ne destanlar söyledin, ne coşkun bir nehirdin,

    Bir yalın kılıcıydın Türk denen kahramanın,

    Yurdu kuşatan dağlar alnında çelengindir...


    Altın bir küheylan gibi şahlanan dağlar,

    Gölgesi ta göklere vuran askerlerindir;

    Topların konuştuğu yalnız zaferlerindir;

    Söyler gezer adını yankılar diyar diyar,

    Adın tarihi döğen bir umman, bir engindir.


    Serhatlerde açtığın bayraklar bizim için,
    Öpüp kokladığım şen gaza gülleridir:
    Savaş baba mirası, atalar hüneridir,
    Bastığımız her toprak şan saklar bizim için,
    Ruhumuzda her köşe hatıranla zengindir...

    Atlar şahlanmalıdır, yaslar saklanmalıdır,
    Sesime ses katmalı seller coşkunluğundan,
    Gökler haber alsın bir kahraman vurulduğundan,
    Ordular bir meçhule doğru ayaklanmalıdır,
    Sancaklar düşsün öne! Bu senin son cengindir.

    ORHAN ŞAİK GÖKYAY

    KÖROĞLU DESTANI

    Yiğitler silkinip ata binince
    Derelerde boz kurtlara ün olur
    Yiğit olan döne döne döğüşür
    Kötüler kavgadan kaçar hûn olur.
    Koçyiğit cıdasın almış atıyor
    Ak elleri kızıl kana batıyor
    Bir kötü kavgadan dönmüş kaçıyor
    Kaçma kötü kaçma şimdi dün olur
    Bir yiğit çıtlasın almış eline
    Serimi koymuşum yiğit yoluna
    Kalkan paralana zırhlar deline
    Kanlı gömlek koçyiğide don olur.
    Köroğlu çağırır figan ağıtlar
    İman ehli birbirini öğütler
    Boydan boya demir donlu yiğitler
    Vurur adasın kahraman olur
    II
    Benden selâm olsun Bolu Beyine
    Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
    ok gıcırtısından kalkan sesinden
    Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
    Düşman geldi tabur tabur dizildi
    Ak alnıma kara yazı yazıldı
    Delik demir çıktı mertlik bozuldu
    Eğri kılıç kında paslanmalıdır
    Köroğlu'm düşer mi yine şanından
    Çoğunu ayırır er meydanından
    Kır-at köpüğünden düşman kanından
    Çevre dolup çerkes ıslanmalıdır.
    Halk yazınında tür olarak destan koşma türüne girer. 8 ya da 11 hece ölçülüdür, halk şiirinin tüm özelliklerini taşır uyak, durak, konu, söyleyiş aynıdır. Dörtlük sayası sınır*sızdır: Bu, uzun bir olayı anlatma olanağı verir. Savaş, deprem, yangın, salgın gibi top*lumu derinden sarsan olaylarla, yiğitlerin başlarından geçenleri konu edinen destanları*mız çoktur. Güldürü, toplumsal yergi, taşlama, eleştirme niteliğinde, öğüt (atasözü) bi*çiminde destanlar da vardır. Şiir türü yönünden epik ve didaktik (yiğitlik ve öğretici) şiir biçimindedirler.
    Serbest nazımla da çağdaş şiirimizin ölçülerine göre destanlar yazılmaktadır. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın "Çanakkale, Kubilay" gibi destanları böyledir.
    Destan hakkında daha geniş bilgi için Türk Dili dergisinin "Türk Halk Edebiyatı Özel Sayısı"na bakılabilir.




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Misafir Üye

    destanlar arasından köroğlu destanını seçtim ve çok beyendim teşekkürler



  5. Misafir Üye

    Destanlardan en kısası köroğlu destanıydı ben onu seçtim herkese tavsiye ederim...



  6. Misafir Üye

    köroğlu destanı gerçekten çok güzel



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc