Hoşgeldiniz.

Atatürk'ün milli mücadele yıllarıyla ilgili şiir ler, Atatürk'ün milli mücadele yılları hakkında şiirler Atatürk Ve Milli Mücadele Atatürk Ve Milli Mücadele Şiirleri Milli Mücadele Şiirleri
  • 5 üzerinden 3.72   |  Oy Veren: 25      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Atatürk'ün milli mücadele yılları ile ilgili şiirler

    Sponsorlu Bağlantılar




    Atatürk'ün milli mücadele yıllarıyla ilgili şiirler,
    Atatürk'ün milli mücadele yılları hakkında şiirler
    Atatürk Ve Milli Mücadele
    Atatürk Ve Milli Mücadele Şiirleri
    Milli Mücadele Şiirleri

    Atatürk Bir Çıkıştır Varis Değil!

    Ataturk bir cikistir, varis degil.
    Varmak tukenmek demek, Ataturk tukenmez,
    varmak olum demek, Ataturk olmez.
    Ben olurum, benimle bir eksilir Ataturk,
    sen dogarsin, o dogar, baskalari dogar;
    sizinle bin dogar, bin cogalir, bin yucelir,
    dunya surer, yasam surer, surer Ataturk.

    Ataturk bir yonun adi, ozgurluge, uygarliga, ileriye
    bir parlamis bir sonmus, iste yolun demis,
    Ataturk bir ufkun adi, dagin degil,
    Himalaya kadar bile olsa dagin degil.
    Dag durur, oysa ufuk yurur.
    Her ufukta Ataturk buyur.
    Her ufukta yenilenir bir kez.

    Ataturk bir ilkhizdir dogadaki,
    tohumu catlatan bir guc
    kozayi delen ilk vurus
    kusun kanadindaki ilk gunu
    kos demis, atil demis sana, durulur mu?
    Ataturk durmus mu ki sen durasin?
    Ataturk susmus mu ki sen susasin?
    Ataturk olmus mu ki sen olesin?

    Ataturk bir kavganin adi her gun yenilenen
    her gun degisen dusmana karsi.
    Bilgisizliktir bu dusmanin adi cok kez,
    geriliktir, aptalliktir, donekliktir.
    Cikarcilik, nemegerekcilik, vurdumduymazlik,
    korkaklik, eyyamcilik, yalancilik,
    bir bakarsin topla tufekle yurur ustune,
    bir bakarsin gulucuklerle, oksamalarla gelmis,
    bir bakarsin, seni ta icinden kemirir bir kurtcuk.

    Ataturk bir ak torenin, bir buluncun adi,
    hergun bizi bir kez daha uyaran,
    hergun bizi bir kez daha yuruten doruga.
    Yigitlige, namusluluga, dogruluga,
    her gun bir kez daha yarisalim diye kendisiyle
    o en guzele, en yuceye, en dogruya.
    Orhan ASENA
    24.9.1991 - Ankara


    Kuvay-ı Milliyeden
    Dusundu birdenbire kayalardaki adam
    kaynaklari ve yollari dusman elinde kalan butun nehirleri
    Kim bilir onlar ne kadar buyuk
    ne kadar uzundular?
    Bircogunun adini bilmiyordu
    yalniz, Yunan'dan once ve Seferberlik'ten evvel
    gecerdi Gediz'in sularini basi donerek.

    Daglarda tek
    tek
    atesler yaniyordu
    Ve yildizlar oyle isiltili, oyle ferahtilar ki
    sayak kalpakli adam
    nasil ve ne zaman gelecegini bilmeden
    guzel, rahat gunlere inaniyordu
    ve gulen biyiklariyla duruyordu ki mavzerinin yaninda
    birdenbire bes adim saginda onu gordu.
    Pasalar onun arkasindaydilar.
    O, saati sordu.
    Pasalar: "Uc" dediler,
    Sarisin bir kurda benziyordu.
    Ve mavi gozleri cakmak cakmakti.
    Yurudu ucurumun basina kadar,
    egildi, durdu.
    Biraksalar
    Ince, uzun bacaklari ustunde yaylanarak
    ve karanlikta akan bir yildiz gibi kayarak
    Kocatepe'den Afyon ovasina atlayacakti.

    on yıl destanı-ahmet aşık
    Onuncu yili bu Cumhuriyet'in
    Kutlu olsun yurdun buyuk bayrami
    Guluyor on yildir yuzu milletin
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami.

    Ne yaptilar kahbe dusmanlar bize
    Pek cogunu doktuk onun denize
    Simdi bir bir anlatayim ben size
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Biz Turkleriz her seylere ozenen
    Istikbalin serefini kazanan
    Hicbir dusman ugrasamaz bizinen
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Cumhuriyet halkin hakimiyeti
    Hep Turklerin boyle idi niyeti
    Anlasildi Cumhuriyet kiymeti
    Kutlus olsun Cumhuriyet bayrami

    Turkiye'dir vatanimiz ilimiz
    Cumhuriyet acti bizim gonlumuz
    Ilerlesin bizim guzel dilimiz
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Eski kanun kadnlari bosadan
    Yeni kanun hanimi hur yasatan
    Bu fikirler gelir Gazi Pasa'dan
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Muallimlik icin yetisen gencler
    Butun halka bilgi vermeye baslar
    Laik hukumeti kuran kardaslar
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Hukumeti biz yurekten severiz
    Hangi dusman karsi dursa doveriz
    Turk milleti kahramandir overiz
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Millet, Meclisiyle verip basbasa
    Yasa Cumhuriyet Reisim yasa
    Yapalim bayrami biz kosa kosa
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami

    Budur onuncu yil donum devrani
    Gezip Ankara'yi etsem seyrani
    Asik Mehmet yazar bayram destani
    Kutlu olsun Cumhuriyet bayrami
    Nazım Hikmet


    Atatürk' ten Son Mektup
    Siz beni hala anlayamadiniz
    Ve anlamayacaksiniz caglarca da
    Hep tutturmus "Yil 1919 Mayisin 19u" diyorsunuz
    Ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
    Mustafa Kemal'i anlamak bu degil.

    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil
    Birakin o altin yapragi artik
    Birakin rahat etsin anilarda sehitler
    Siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
    Hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
    Mustafa kemal'i anlamak yerinde saymak degil
    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

    Bana mustular getirin bir daha
    Uygar uluslara esit yeni buluslardan
    Kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
    Uzaya Turk adini Ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
    Mustafa Kemal'i anlamak avunma degil
    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

    Hala o acikli agitlar dudaklarinizda
    Hala oturmus bana On Kasimlarda agliyorsunuz
    Uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
    Uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
    Mustafa Kemal'i anlamak goz boyamak degil!

    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil
    Beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
    Laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
    Bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
    Ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
    Mustafa Kemal'i anlamak aglamak degil
    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil

    Demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
    Goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
    Birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
    Hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
    Mustafa Kemal'i anlamak itismek degil
    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

    Arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
    Bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
    Bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
    Paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
    Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak degil
    Mustafa Kemal ulkusu sadece soz de
    Halim YAĞCIOĞLU


    Mustafa Kemal 'in Kağnısı
    Yediyordu Elif kağnısını,
    Kara geceden geceden.
    Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
    İnliyordu dağın ardı, yasla,
    Her bir heceden heceden.


    Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
    Nam salmıştı asker içinde.
    Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
    Doğrulmuştu yola önceden önceden.

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
    Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
    Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafifletir, inceden inceden.

    İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
    Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
    Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
    Niceden, niceden.

    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
    Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı.
    Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
    Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
    Düşerim gerilere, iyceden iyceden.


    Kocabaş yığıldı çamura,
    Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
    Örtüldü gözleri örtüldü hep.
    Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım,
    Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
    Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA



    ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA
    Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi.
    Kemal Paşa derler bir yiğit vardı.
    Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı.

    V

    Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan!
    Savaş girer gibi yetiş bize!
    Yetiş bize, çöllerde bile olsan!
    İnanç doldur, güç doldur içimize!

    Bin kere yurdumuzu kurtaran!
    Bir görseydin ağlardın hâlimize!

    Kuşun kanadında türküler
    Kemal Paşanın gönlüne vardı,
    Cevabından önce kendi geldi.

    VI

    Bir gemi yanaştı Samsuna sabaha karşı
    Selâm durdu kayığı, çaparı, takası,
    Selâm durdu tayfası

    Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
    Duman değildi bu!
    Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

    Samsun limanına bu gemiden atılan
    Demir değil!
    Sarılan anayurda
    Kemal Paşanın kollarıydı.

    Selâm vererek Anadolu çocuklarına
    Çıkarken yüce komutan
    Karadenizin hâlini görmeliydi.

    Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
    Kalktı takalar,
    İzin verseydi Kemal Paşa
    Ardından gürleyip giderlerdi.
    Erzuruma kadar.

    Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa
    Atının teri kurumadan
    Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde

    VII

    Bir selâm gibi gitti Erzuruma,
    Bin selâm gibi geldi Sivasa Erzurumdan.
    Dağlar alçaldı yol vermeğe,
    Temizlendi ılkımından karından.

    Analar bacılar yola döküldü,
    Cephane taşıdı arkasından.
    Irmaklar suyundan faydalattı,
    Ağaçlar daldasından.

    Yer gök inledi bir yol daha
    Kurtuluş savaşından.
    Düşman koymuş meydanları kaçıyordu.

    XI

    Kattı Kemal Paşanın ordusu düşmanı uğruna
    Pişman eti anasından doğduğuna.
    Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler,
    Veryansın etti topçu,
    Veryansın etti piyadeler.


    Kattı Kemal Paşanın ordusu sürdü gitti,
    Yetiştikçe vurdu düşmana.
    Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana
    On beş günde İzmiri dar buldu,
    Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu.

    Kaçtı gemiler.
    Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı,
    Ahmetler, Bekirler, Aliler,
    Mahmutlar, Kâzımlar, İsmailler
    Peşlerinden yettiler,
    Diz çöküp Kordonboyuna
    Ta yürekten çekip tetiği
    Gemilere yaylım ateş ettiler.

    Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa!
    Atının teri kurumadan
    Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde.

    XII

    Sana borçluyuz ta derinden!
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın,
    Hasta, yorgun düşmüştük,
    Yaralarımızı iyice sardın.

    Yiğittin, inanç doluydun yapıcıydın,
    Sanatkârdın, denizler kadar engin;
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiyle bakan gözlerin.

    Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyunca geri kalmış;
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış.

    Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden;
    Bilgiyle, inançla, çoşkunlukla
    "Övün, çalış, güven!"

    Sana borçluyuz ta derinden!
    Işığısın bu yurdun.
    Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize,
    Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun.

    Hürriyeti sen yaydın içimize,
    Halkçıyız dedin halk içinden,
    İnançta hür yetiştirdin bizi,
    Borçluyuz sana ta derinden!
    Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti,
    Bu milleti temiz ellerin.
    Sana borçluyuz ta derinden
    En büyüğü Mustafa Kemallerin!
    Cahit KÜLEBİ


    Paylaş Facebook Twitter Google



  2. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc