Hoşgeldiniz.

eş sesli kelimelere örnekler verirmisiniz Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Eş Anlamlı Kelimelere Örnekler Eş Sesli Kelimelere Örnek Cümleler ingilizce zıt anlamlı kelimeler nedir, ingilizce
  • 5 üzerinden 4.17   |  Oy Veren: 480      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Eş Sesli Kelimelere Örnekler

    Sponsorlu Bağlantılar




    eş sesli kelimelere örnekler verirmisiniz


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    Eş Sesli kelimelere örnekler

    EŞ SESLİ KELİMELER-Eş Sesli Kelimelere Örnek

    Yazılışları aynı ama anlamları farklı olan kelimelere eş sesli (sesteş) kelimeler denir.

    EŞ SESLİ KELİMELER

    Aç: Karnı doymamış.

    Aç: Açmak mastarının emri

    Açık:Kapalı olmayan

    Açık:Koyu olmayan renk

    Açma:açmak işi

    Açma: bir tür çörek

    Ağız:bir organ adı

    Ağız:anadilin değişik söyleyişi

    Ağız:yeni doğmuş memelilerin ilk sütü

    Ak:beyaz

    Ak:akmak mastarının emri

    Al:kırmızı

    Al:almak mastarının emri

    Alay.belli sayıdaki askeri birlik

    Alay:biriyle eğlenme

    An:çok kısa zaman parçası

    An:anmak mastarının emri

    Arı.Bal yapan böcek

    Arı:katıksı saf

    Arz:sunma

    Arz.yeryüzü yer

    As:bir kürk hayvanı

    As:bir kürk hayvanı

    Asma:üzüm veren bitki

    Asma:asma işi

    At:bir hayvan

    At:atmak mastarının emri

    Ağ:balık tutma aracı

    Ağ.pantolonun apış arasına gelen yeri.

    Ay:yılın onikide biri

    Ay: gök cismi

    Atlet:atletizmle uğraşan kimse

    Atlet:kolsuz erkek fanilası

    Askı:üzerine herhangi bir şey asmaya yarayan nesne

    Askı:resmi ilanların daire duvarlarında asılı kalması

    Aşı:bir ağacın dalı üzerinden alınan dal

    Aşı: Organizmada birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen zayıflatılmış mikrop

    Bağ:üzüm yetiştirilen bahçe

    Bağ:bağlamak için kullanılan araç

    Bağır:göğsün ön kısmı

    Bağır:bağırmak mastarının emri

    Bahar:mevsim adı

    Bahar:yiyecek ve içeceklere tat vermek için kullanılan maddeler.

    Bar:Erzurum yöresinde oynanan bir hal oyunu.

    Bar:içki içilen yer.

    Bar.hava basınç birimi

    Bel:insanın göğüsle gövde arasındaki dar bölge.

    Bel:toprak kazmaya yarayan araç

    Bel:ses şiddeti ile ilgili birim

    Ben:tekil birinci kişi zamiri

    Ben:derideki küçük leke

    Bere:bir şeydeki hafif yara

    Bere:bir tür başlık

    Bez: Pamuklu kumaş

    Bez:vücutta salgı yapan küçük organ

    Bin:bir sayı.

    Bin:binmek mastarından emir.

    Boy:bir şeyin uzunluğu

    Boy:göçebe topluluklarda kabile

    Boğaz:boyunun ön bölümü

    Boğaz:iki kara arasında dar deniz

    Basma:basma işi

    Basma: Pamuklu kumaş

    Cilt:deri ten

    Cilt:kitabın kalın kapağı

    Cilt:bir eserin ayrı basılan her bölümü

    Çay.Bir içecek

    Çay:dere ile ırmak arası akarsu

    Çelik:sertleştirilmiş demir

    Çelik:kısa kesilmiş dal

    Çil:yüzdeki küçük benekler

    Çil:bir av kuşu

    Çil:aynada oluşan leke

    Devir:çağ

    Devir:dönme tur

    Devir.bir mülkün başkasına geçmesi

    Dal:ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri

    Dal.kol bölüm

    Dil:bir organımız.

    Dil:lisan,anlaşma

    Diz:bacağın ortasındaki ortak bölme

    Diz:dizmek mastarından emir

    Dolu:içi doldurulmuş olan

    Dolu:bir yağış biçimi

    Don:iç çamaşır

    Don:at tüyünün rengi

    Don:suların buz tutması

    Düş:rüya

    Düş:düşmek mastarından emir.

    Ek:ilave

    Ek:ekmek mastarının emri

    El:bir organımız

    El:yabancı

    Er:aşamasız asker

    Er:erken

    Esrar:sır sırlar

    Esrar:uyuşturucu bir madde

    Ekmek:tohumu toprağa atma

    Ekmek:tahıldan yapılmış yiyecek.

    Gam:tasa kaygı

    Gam:müzikte sekiz sesten oluşan sıralı nota dizisi

    Geç:beklenen zamandan sonra

    Geç :geçmek mastarının emri

    Güç.kuvvet

    Güç.zor

    Gül:bir çiçek

    Gül.gülmek mastarının emri

    Hal.durum

    Hal:üstü kapalı pazar yeri

    Han:eskiden Türklerde devlet başkanı

    Han:eskiden yolcuların konakladığı yer.

    Han:Şehirlerde meslek sahiplerinin çalıştığı birkaç katlı yapı

    Harp:savaş

    Harp:telli bir çalgı

    Hayat:yaşam

    Hayat:avlu sofa

    Hayır: Olumsuzluk belirten söz.

    Hayır:iyilik

    İn.Küçük mağara

    İn:inmek mastarından emir

    İç:Herhangi bir yerin sınırları içerisinde kalan.

    İç:ten ile giysi arası

    İt:köpek

    İt:değersiz kimse

    Kanepe:birkaç kişinin oturduğu koltuk

    Kanepe:küçük ekmek dilimi

    Kara:siyah

    Kara:yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü

    Kart:gençliği ve körpeliği kalmamış.

    Kart:düzgün kesilmiş ince karton

    Kaş:gözlerin üzerindeki kısa kıllar

    Kaş:sarp kayalık uçurum

    Kaş :atın eyerinin ön ve arka kısmındaki çıkıntılar

    Kahve:sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç

    Kahve :çay ıhlamur içilen oyun oynanan yer.

    Katı.sert

    Katı:kuşların midesi

    Katı:hoşgörüsüz acımasız

    Katı:maddenin bir hali

    Kaz:bir kümes hayvanı

    Kaz:kazmak mastarından emir

    Kaz:budala

    Kese:küçük torba

    Kese:kestirme(yol)

    Kese:yıkanırken kir çıkarmak için ele geçirilen bez.

    Kır:beyaz ve siyah karışımı renk

    Kır:şehir dışı olan boş ve geniş alan.

    Kıta: Dört dizeden oluşan şiir bölümü

    Kıta:Büyük kara parçası

    Kıta:askeri birlik

    Koca:bir kadının eşi

    Koca:büyük iri

    Koy.küçük körfez

    Koy:koymak mastarından emir.

    Kupa.maden bardak yada vazo

    Kupa:bir tür atlı araba

    Kupa:yarışma ödülü olarak verilen

    Kurum:kuruluş müessese

    Kurum:bacalarda biriken is

    Kuşak.beze sarılan dar uzun kumaş

    Kuşak:nesil

    Kuşak:bir şeyin çevresine geçirilen bağ

    Kap:içi oyuk nesne

    Kap:kapmaktan emir

    Lama.uzun ince madeni şerit

    Lama.bir hayvan

    Mil.bir uzunluk ölçüsü birimi

    Mil.:selin bıraktığı çamurlu birikinti

    Mil:ince uzun madeni çubuk

    Maskara:eğlendirici,güldürücü

    Maskara.:maske

    Maskara:kirpik boyası

    Manda:Bir hayvan

    Manda:başka devletlere verilen vekillik

    Mal.:bir kimsenin mülkiyetinde bulunan

    Mal:büyükbaş hayvan

    Makam:mevki ,yer

    Makam:Türk müziğinde bir dizinin işleniş biçimine verilen ad

    Mantar:şişe tapası

    Mantar:bir bitki

    Maya:mayalanmayı sağlayan madde

    Maya:damızlık dişi hayvan

    Mayıs:yılın beşinci ayı

    Mayıs:taze sığır gübresi

    Ocak:yılın birinci ayı

    Ocak:ateş yakmaya yarayan yer.

    Ocak:taş ve maden çıkarılan yer

    Öz: bir kişinin benliği

    Öz aynı baba ve anadan olan kardeşler.

    Pas:madenlerin yüzeylerinde oluşan tabaka

    Pas: Oyuncuların topu başkasına geçirmesi.

    Patron:özel bir kuruluşun sahibi.

    Patron:biçki modeli

    Pay:hisse

    Pay:azar

    Pazı:kolun üst kısmındaki şişkince kas

    Pazı:Yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki

    Pike:uçakların hedefe yaptığı dalış

    Pike:yatak örtüsü

    Pirinç: Pilav yapmakta kullanılan tahıl

    Pirinç:bakır ve çinko karışımı sarı maden.

    Pazar:haftanın son günü

    Pazar:belli şeylerin satıldığı yer.

    Saç:başı kaplayan kıllar.

    Saç:demir levha

    Saf:katıksız arı

    Saf:dizi sıra

    Sağ:solun karşıtı yan.

    Sağ:sağlam ,canlı,esen

    Sakin:durgun sessiz

    Sakin:bir yerde oturan

    Satır:sayfadaki yazı dizileri

    Satır:et kesmeye yarayan bıçak

    Saz:ince kamış

    Saz:çalgı

    Seri:dizi,sıra

    Seri:hızlı

    Soluk:nefes

    Soluk:rengi atmış

    Soy:ırk

    Soy:soymak mastarından emir

    Şiş:şişmiş şişkin

    Şiş:ucu sivri demir çubuk

    Sıra: bir çizgi üzerinde yan yana yada ardı ardına dizilme

    Sıra:üç dört kişinin otura bileceği tahta oturak

    Sır:açığa vurulmak istenmeyen

    Sır:bir işin dikkat , yetenek gerektiren en zor yanı.

    Tez:çabuk

    Tez:sav

    Toka:el sıkışmak

    Toka:kemerin iki ucunu tutturmaya yarayan araç

    Toka : kadınları saçlarını tutturmaya yarayan araç

    Ton:bir ağırlık ölçüsü birimi

    Ton:ses ve renkte düzey

    Top:yuvarlak oyun aracı

    Top:büyük mermi atan ateşli silah

    Tabiat: canlı ve cansız maddelerin oluşturduğu

    doğa

    Tabiat:bir insanın iç güdülerinin hepsi

    Tavşan:tahta oymacısı

    Tavşan:bir memeli hayvan

    Ünlü:meşhur

    Ünlü:sesli

    Yar:uçurum

    Yar:sevgili

    Yaş:doğuştan beri geçen zaman

    Yaz:mevsim adı

    Yazmak mastarının eki

    Yazı:sözlerin belli işaretler gösterimi

    Yüz:bir sayı

    Yüz:surat çehre

    Yazma: yazmak işi

    Yazma:üzerin kalıplarla yada fırça ile desen yapılmış bez

    Yat:kalkan ve zırh gibi korunma aracı

    Yat:özel deniz gemisi

    Zar:ince deri ya da kabuk

    Zar.küp biçiminde üzerinde sayılar bulunan oyun aracı

    Eş Sesli kelimelere örnekler

    Çekmek
    Pantolan yıkanıca çekmiş. (kısalmak)
    Oraya park etme, polis çeker. (götürmek)
    Seni kimse çekemiyor. (katlanmak)
    Masayı biraz çeksene. (yaklaştırmak)
    Otobüsle gitme, çok çeker. (zaman sürer)
    Biraz para çekelim de öyle gidelim. (sahip olmak)
    Gelmek fiilini çekiniz. (kurallara göre ekler getirmek)
    Bu kız da anasına çekmiş. (benzemek)
    Burada beklemeyin, çekin arabanızı! (gitmek)
    Hangi foto çekmiş? Peki iyi çıkmamış. (fotoğraflamak)
    Bir bilet de biz çekelim mi? (şans deneme)
    Toprak suyunu iyice çekti, artık ekebiliriz.(sindirmek)
    Çek bunları artık gözümün önünden! (uzaklaştırmak)
    Bu direği çekerseniz bina yıkılır. (yerinden çıkarmak)

    Kaldırmak

    Masayı bir kaldıralım. (zeminden uzaklaştırmak)
    Kızım ortayı bir kaldırsan. (düzenlemek)
    Polis oradaki arabaları kaldırmış. (alıp götürmek)
    Bu sene iyi ürün kaldırdık (elde etmek)
    MEB 6. sınıfta SBS’yi kaldırdı. (uygulamaya son vermek)
    Ben o sözleri kaldıramam. (dayanmak)
    Öğretmen derste beni hiç kaldırmadı. (söz hakkı vermek)
    Süreniz bitti, şimdi cevapları kaldırın. (yarışma esnasında, göstermek)
    Sonradan yapıştırılan etiketi kaldır, önceki fiyatı ne imiş? (çıkarmak)
    İstanbul’a dakika başı araba kaldırıyorlar. (hizmete sunmak)
    Sen yine ağlamışsın, başını bir kaldır bakalım. (bakmak)
    Belediye buradaki tezgâhların hepsini kaldırdı, iyi de oldu. (boşaltmak)

    Tutmak

    Fidanlardan sadece 5’i tutmuş.(canlı kalmak)
    Kafadan attıklarımdan tutan olmamış.(rast gelmek)
    Şu kitabı bir tutsana.(kavramak)
    Pastanın iyi tutacağını biliyordum.(kıvamında olmak)
    Tut ki sen öğretmensin.(zannet)
    Bizim takımı tutsaydın maçı alırdık.(taraftarı olmak)
    Tuttuğun sayıları bir de topla (zihinde tasarlamak)
    Bu arabayı ne tutuyorsun, sat gitsin. (sahibi olmak)
    Sınavı kazanırsan seni kim tutar? (önü açık olmak)
    Bu evi tutamayız, salonu dar. (kiralamak)
    Otobüs beni tutar, taksiyle gidelim. (rahatsız etmek)
    Suçluyu üç gün tutup sonra bırakmışlar. (hapsetmek)
    Aldıklarının hepsi ne tuttu? (toplam)
    O parayı iyi tutar. Ona güven! (saklamak)
    Tutacak yeri mi kaldı?(sığınmak)
    Burayı pazarcılar mı tutmuş. (işgal etmek)
    Aynayı bana tutma! (yöneltmek)




  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. Yazılışları ve söylenişleri aynı, anlamları farklı olan sözcüklere “eş sesli kelimeler (sesteş sözcükler)” denir.

    kaz – kaz-
    yol – yol-
    kan – kan-
    kara – kara
    bağ – bağ
    dal – dal-
    saç – saç-
    yaz – yaz-
    var – var-
    düş – düş-
    at – at-
    it – it-
    gül – gül-
    kır – kır-
    sal – sal-
    çay – çay
    el – el
    iç – iç-

    Adresimi hemen bir kenara yaz.
    Bu yaz yurtdışına çıkmayı düşünüyorum.

    Depodaki bidonlar ağzına kadar dolu.
    Bu mevsimde buralarda dolu yağar.

    Ben, sizinle gelmek istemiyorum.
    Çenesinde küçük bir ben vardı.

    Yaralı yolcu, çok kan kaybediyor.
    Güler yüzüne, tatlı sözlerine kandım.

    Küçücük bir kara parçası için savaş çıkacaktı.
    Senin kara gözlerin aklımı başımdan aldı.

    Kadının sol eli kapıya sıkışmış.
    El sözüne kanıp da yuvanı yıkma.

    Düğün evine hangi yoldan gideceğiz?
    Sinirinden annesinin saçını yolmuş.

    Çiftlikteki atların bakımıyla kim ilgileniyor?
    Canı bir şeye sıkıldığında suya taş atar.

    Okulunuzda kaç tane bilgisayar var?
    Yaylaya gece yarısı varmışlar.

    Köylü kadınlar çayın kenarında çamaşır yıkıyorlar.
    Yemeğin üzerine bir bardak demli çay iyi gider.

    Altınlarını sandığın ine saklamış.
    Terli terli buzlu su miş, sonra da hastalanmış.

    Küçük bir salla karşı kıyıya geçtik.
    Çocuğu hemen bakkala sal, kahve ile şeker alsın.





  5. NİSA

    Adresimi çabuk yaz
    Bu yaz çok sıcaktı



  6. eda nisa

    babam bana YÜZ lira verdi.
    bu yaztatilinde denizdeYÜZdüm.

    dedem bag ınıçok güzel BEL lemiş.
    bu gün spor aparken BEL imi incitim.

    anne cigim kapıyı AÇ armısın.
    bu çocuk nekadarAÇ.

    bu gün soguktan BOĞAZIM acıdı.
    ben yaz tatilinde İstanbul BOĞAZINDAN geçtim



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc